“Bu sofra, sadece yemek değil; bir yolculuğun, bir emeğin, bir ailenin hikâyesidir.”
2000 yılında Ramazan İpekçi’nin sırtında taşınan bir kasa kaymakla başladı her şey. Isparta’daki lokanta ve kahvaltıcılara şarkuterilere yalvactan otobusle haftada dört gün servis yaparak günlük taze kaymak dağıtımıyla yola çıktık. Zamanla bu emek, Yalvaç ve çevresinde 11 köyde 800 haneye gelir kapısı oldu. Yoğurdunu, kaymağını evinde yapan kadınların sesi, soframızın bereketi oldu. Bu yolun gizli gücü ise Hatice Ana’ydı. Her emeğin başında onun sabrı, titizliği, duası vardı.
yalvaç ekmekleri,
hamursuzlar, odun ateşinde pişen börekler,
tereyağı, köy peyniri, yoğurt, kaymakla ısparta’nın huzuruna çıktık.









2011’de Cuma Pazarı’nda şube açtık,
2013’te AVM içinde yöresel ürün dükkanıyla markalaşmaya adım attık.
Bu sofraya gelen her tabak,
önce bizim evimizde pişti.
Biz burada sadece kahvaltı sunmuyoruz.
Bir kültürü, bir değeri, bir mirası yaşatıyoruz.















1936 yılında Isparta halkının emekleriyle inşa edilen tren bakım istasyonunda, geçmişin izlerini günümüzün lezzetleriyle buluşturuyoruz.
Afiyet Olsun!